boşanma davası

Soru:

Merhaba, ben bir şeyler sormak istiyorum. Ben iki buçuk yıllık evliyim. 5 aylık bir bebeğim mevcut. Eşimle ve eşimin ailesiyle şiddetli geçimsizlik yaşıyorum. Eşimin ailesi ben hamileyken beni evden attılar eşyalarımda orada kaldı. Ben de bu olay sonrasında boşanma davası açtım. Eşim doğuma 3 ay kala bana yalvardı barışmak istediği söyledi. Eşim beni boşanmadan vazgeçirebilmek için çok uğraştı bana sözler verdi bende boşanmaktan vazgeçtim. Eşim bana yeniden bir ev kurdu bu evin tüm eşyalarını beraber aldık. Eşimin ailesinin bu eve hiçbir katkısı olmadı. Fakat eşimin ailesi gene bana sorun çıkarmaya başladı. Kaynanam ile yaptığımız kavga sonucunda kaynanam beni evden kovdu. Bende gitmeyeceğimi ona söyledim ve onun gitmesini istedim. Eşim de bunu duyunca bana sinirlendi ve beni dövdü. Bende hemen karakola gittim ve darp raporu aldım. Eşimden ve kaynanamdan şikayetçi oldum. Şimdi onlar hakkında kamu davası açıldı. Savcının bana söylediği kadarıyla ben bu davadan vazgeçsem bile eşim yine de ceza alırmış. Ayrıca bu olay üzerine ben gene boşanma davası açtım ve darp raporunu da mahkemeye sundum. Ben çocuğum için ve kendim için nafaka istiyorum. Birde eşimin bana bu yaşattıklarından dolayı maddi manevi tazminat talep ediyorum. Acaba mahkeme benim taleplerimi kabul eder mi? Bu taleplerin kabul edilmesi için benim nasıl bir yol izlemem gerekir. Lütfen bana yardımcı olun.

Cevap:

Merhabalar, eşinizin sizi hamileyken sokağa bırakması çok büyük bir kusurdur. Bu nedenle boşanma kararı verilir fakat bu davadan feragat etmişseniz bu durum bu olaya dayanma şansınız yok. Fakat en son yaşadığını darp olayını ve eşinizin annesinin sizi evden kovması olgusunu boşanma nedeni olarak ileri sürebilirsiniz. Bu durumda mahkeme büyük ihtimalle sizin boşanmanıza karar verecektir. Ayrıca bu davada çocuğunuz için iştirak nafakası, kendiniz için de yoksulluk nafakası alabilirsiniz. Eşinizin bu kusurlu hareketlerinden dolayı da sizin lehinize maddi manevi tazminata hükmedilecektir. Bu tazminat miktarı hakim tarafından belirlenir. Bu konularda hak kaybına uğramamak ve hızlı bir şekilde sonuç olmak için iyi bir boşanma avukatına başvurun.

boşanma davası

Soru:

Merhaba, ben 28 yaşındayım eşim de 26 yaşında. Bir devlet okulunda matematik öğretmenliği yapıyorum, eşim ise başka bir okulda Türkçe öğretmenliği yapıyor. Biz bazı olaylardan dolayı boşanma kararı almıştık, sonra boşanmadan vazgeçtik. Bir süre sonra evliliğimizin yürümeyeceğini anladım ve boşanalım dedim, eşim de kabul etti. Kısa bir süre sonra da dava esnasında duruşmaya gelmeyeceğini belirtti. Benim öğrenmek istediğim, boşanma davası görülürken eşim davaya katılmazsa ne olur? Eşim doğum yapalı 1 hafta oldu ve oğlumuzu da alıp evimizi terk etti. Bu durum boşanmam için geçerli bir sebep sayılır mı? Boşanma davasını benim açmış olmam, karşı tarafın boşanma durumunda tazminat talebi hakkını doğurur mu? Kendine ait eşyaları evin bir köşesine kaldırdı ve kapıyı kilitledi ve evi o şekilde terk etti. Ben başka bir eve geçersem bu dava bana olumsuz olarak yansır mı? Çocuk için nafaka talebinde çocuğun yaşının herhangi bir önemi var mıdır?

Cevap:

      Merhaba, eşiniz davaya gelmezse ya da kendisine vekâleten avukat atayarak dava iştirak etmez ise dava düşer ve başka bir tarihe ertelenir. Eşiniz evi terk etti ama neden evi terk etti? Eğer eşinizin evi terk etmesinde haklı bir sebep varsa(şiddet, hakaret vs.) sizin aleyhinize olur. Eşinizin evi terk etmesinde hiçbir geçerli neden yoksa ve keyfi terk etmişse mahkeme tarafında eve dön çağrısı yapılır. Yani terk etmesinin üstünden 4 ay geçtiyse 2 ay süre içinde tekrar eve dönmesi gerekir. Eğer eşiniz haksız şekilde evi terk etmişse ve mahkeme ihtarına uymayıp gerekli zamanlarda evine dönmemişse siz boşanma davası açabilirsiniz. Evliliğinizin temelden sarsılması konusunu öne sürerek de dava açabilirsiniz. Yalnız bu dava için eşinizin boşanmayı kabul etmesi gerekiyor. Eğer dava kabul edilmezse ve önümüzdeki 3 yıl içerisinde halen birlikte yaşamadığınızı kanıtlarsanız taraflardan biri boşanma davasını açar ve tek celsede dava son bulur. Boşanma durumunda tazminat talebi için taraflardan birini kusurlu diğerinin ise kusursuz olması gerekiyor. Böyle bir durumda maddi tazminat davası açılabilir. Eğer eşlerden biri diğerine hakaret ettiyse ve haklarına saldırı da bulunduysa da manevi tazminat davası açılabilir. Çocuğa nafaka için yaş önemli değildir, eşiniz öğretmen olduğu için kendisi için nafaka talep edemese de çocuğunuz için mutlaka nafaka ödemeniz gerekir. Bu tutar çocuğun ihtiyaçlarına ve hâkimin takdirine göre değişecektir. Evi terk konusunda ise aynı evde oturmanız sizin lehinize olacaktır ama yine de konu hakkında bir avukat ile görüşerek kendisine danışmanızda fayda vardır.

boşanma-durumunda-tazminat-talebi

Soru:

Merhaba, eşimle iki medeni insan gibi konuştuk ve her konuda anlaşarak boşandık. Bir oğlumuz vardı ve ben aramız daha kötü olmasın, belki oğluma benden daha iyi bakar diye oğlumun velayetinin eşimde kalmasına izin verdim. Oğlumun velayetine onay vermemdeki diğer bir neden de, eşimin istediğimiz zaman kendisi ve oğlum ile görüşebileceğimizi söylemesinden kaynaklanmıştır. Bir yıl süre ile oğlumu gördüm, bir sorun yoktu, bir gün bana haber vermeden ikamet ettiği ilden ayrılmış ve başka biri ile evlilik yapmış. Ben anlaşmamıza göre eşime 300 TL nafaka bedeli ödüyordum, enflasyon nedeni ile bir sonraki yılda bir artış ön görülmemişti, ondan sonra da ben kendi rızam ile yüzde 5 artış yapmıştım, eşim bu artıştan haberi olmadığı için nafaka artırım talebi için tekrar dava açmış. Eşimin bu davayı kazanma şansı var mı? Eşim istediği zaman dava açabilir mi? Ayrıca benden habersiz evlenerek oğlumu benden uzaklaştırdı, artık göremiyorum da, üvey babaya da güvenmiyorum. Oğlumun yaz aylarında bir süre benimle kalmasına karar vermiştik, mahkeme tarafından onaylanmıştı, başka yerde oldukları için oğlumu görememe gibi bir ihtimal ile karşılaşabilir miyim? Oğlumun bende kaldığı süre içerisinde bile nafaka ödemek zorunda kalıyorum, bu durum her zaman böyle mi olacak? 1 ay süre ile benimle yaşaması halinde dahi nafaka ödemek gerekiyor mu?

Cevap:

     Merhaba, nafaka artırım talebi, nafaka alan kişinin ya da kişilerin ihtiyaçlarının artmasını kanıtlarsa sizden fazla nafaka talep edebilir, tabi sizin ekonomik durumunuzdan göz önünde bulundurulur. Eşinizin her yıl dava açma ihtimali vardır, oğlunuzun ihtiyacı her geçen yıl artacaktır ve bu da size yansıyacaktır. Bu nafaka artırımı için eşiniz ile anlaşırsanız gereksiz mahkeme ve belge masraflarından kurtulabilirsiniz, ayrıca sürpriz bir artırım ile de karşılaşmazsınız. Çocuğunuzu mahkemenin belirttiği süre boyunca görme hakkınız bulunuyor, eşiniz bu hakkınız kullanmanıza engel olursa suç işlemiş sayılır ve gerekli mercilere başvuru yaparak hakkınızı arayabilirsiniz. Eğer dava ile ilgili kafanızdaki soru işaretleri gitmediyse profesyonel bir yardım almanızı tavsiye ederim. Boşanma ve nafaka davalarına bakmış bir boşanma avukatı ile dertlerinizi kolayca çözebilirsiniz.

ankara-boşanma-avukatı

Soru:

İyi günler, 2 yıl evvel eşim bana birçok kişi içinde küçük düşürücü şeyler söyledi ve evliliğimize hiçbir zaman saygı göstermedi. Karakteri zayıf olduğundan mı nedir sürekli ailesinin ya da başka akrabalarının yanına gidip duruyordu. Çok kötü şeyler yapmama rağmen en ufak bir söz de hemen evden çıkıp gidiyordu. 3 yaşında bir oğlumuz var, buna rağmen ben eşime boşanma davası açtım ve davamızın hale süregelmektedir. İkimizin de dava için şahitleri bulunmaktaydı, benim şahitlerim dava günü yerlerinde olup bildiklerini anlattılar, eşimin şahitleri ise yaklaşık 10 aydır hiçbir davaya katılmadılar ve bunların sorumsuzluklarına rağmen hakim davayı sürekli erteliyor. Polis zoru ile getirme talebi ile de şahitler davaya gelmedi, bu şekilde ne kadar daha beklemem gerekebilir? Benim iyi bir işim yok ve mal varlığım da yok ama eşim 80 bin TL gibi büyük bir meblağ talep etti, bu istediğinin gerçekleşme ihtimali var mı? Oğlumun velayetini alabilir miyim? ilk aşamada alamazsam da ilerleyen zamanlarda alabilme şansım var mı?

Cevap:

Merhaba, eğer hakim şahitler olmadan olayın çözülemeyeceğini düşünürse şahitleri beklemeye devam eder, bu süre mahkemedeki hakimin takdirindedir ve bu hususta yapılacak bir şey yoktur. Eğer evliliğin kötü gitmesinden siz sorumluysanız ve eşinizi fiziki ya da ruhsal zarar verdiyseniz bu zararlar eşiniz tarafınızdan kanıtlanırsa maddi ya da manevi tazminat isteyebilir. Tabi, eşinizin istediği tutarı mahkeme kabul etmek zorunda değildir, sizin durumunuzda göz önünde bulundurulur ve hakimin uygun gördüğü tutar tazminat olarak talep edilebilir. Boşanma davasında suçlu taraf eşiniz ise anlaşma yapılmaması durumunda 3 sene bekleme süresi bulunmaktadır. Küçük yaşta çocuklar annelerine verilirler, eşiniz çalışıyorsa sizden nafaka alamayabilir ama çocuğunuz için nafaka ödemek zorundasınız. Eşiniz çocuğunuza uygun olmayan davranışlarda bulunursa ve çocuğunuzun psikolojisini ya da fiziğini bozacak kusurlar işlediyse kötü örnek olduysa bunu ispat ederek velayetin kendinize verilmesini talep edebilirsiniz. Konuyu ayrıntıları ile inceleyerek iyi sonuçlar alabilmek için uzman bir boşanma avukatı ile iletişime geçip davanızın seyrini kendi lehinize çevirmeyi başarabilirsiniz.

boşanma-davası

Soru:

Merhaba arkadaşlar, ben 2008 yılında evlenmiştim, 3 yıl sonra anlaşamadım ve 2011 yılında ayrılma kararı aldık. Anlaşmalı olarak boşanmamız gerçekleşti, her konuda anlaştık. Bir süre sonra ayrı yaşamayacağımızı anladık ve evlenmememize rağmen aynı yerde yaşamaya başlamıştık. Resmi nikah kıymayı düşündüm ama iş nedeni ile acil olarak yurt dışına çıkmam gerekiyordu. Yurt dışındaki işlerim uzun sürdü ve şu anda gelemiyorum. İşin aslında geri dönüş yapsam bile masraflardan dolayı pek evlenme şansımda bulunmuyor. Ayrı dönemde beraber yaşadığımızdan dolayı eşim hamile ve ben yurt dışında olduğumdan evlenemiyoruz, bu evliliği çocuğumun geleceği için gerçekleştirmek istiyorum. Çocuğum şu an 7 aylık ve dönüş parası bile bulamıyorum. Benim sormak istediğim ise, yurt dışında olan bir kişi evlilik için avukata vekalet vererek evliliği gerçekleştirebilir mi? Neticede boşanma için davaya katılmadan vekalet ile boşanılabiliyor. Çocuğum doğduğu esnada resmi olarak ayrıydık, çocuğumu nüfusuma almakta zorluk çeker miyim?

Cevap:

Merhaba, evet avukata özel yetkili bir vekalet vererek boşanma davası gerçekleştirebilmeniz mümkündür. Boşanma davasının gerçekleştirilmesi evliliğin de gerçekleştirilmesi anlamını taşımamaktadır. Konunlara göre emredici bir kural ile evlilik yapacak olan kişi bizzat nikah dairesinde kendisi bulunmalıdır vekalet ile evlenme kesinlikle mümkün değildir. Bazı yerlerde bu konu ile ilgili olabilir işlemleri görürseniz inanmayın, siz sadece vekalet verdiğiniz kişiye evlilik işlemlerinde hazırlık yapması şeklinde vekalet verebilirsiniz. Yani bütün işlemler yapılır, hazır hale getirilir ama nikah kıyılıp imza atılacağı gün mutlaka evlenecek şahısların orada bulunması gerekmektedir. Evlenme içinde oturduğunuz bölgede evlenme memuruna müracaatta bulunmanız gerekmektedir.  Çocuğun babası olduğunu kanıtlamanız kolay, gerekli testler yapıldıktan sonra çocuğun babası olduğunuzu kanıtlarsınız ve rahatlıkla kendi nüfusunuza alabilirsiniz. Benim tavsiyem siz iyi bir avukat ile görüşün, avukata özel yetki verin ve anlaştığınız avukat sizin için evlenme işlemlerinin hepsini eksiksiz tamamlasın. Bu işlemler tamamladıktan sonra verilen nikah tarihini dikkate alarak ülkeye 1-2 günlüğüne giriş yapın ve evlenme işlemini gerçekleştirin. Diğer türlü vekalet ile evlenmenin kanunda hiçbir yolu yoktur. İyi günler dileriz.

vekalet-ile-evlilik

Soru:

Merhaba, madde 302’ye göre davalı, çocuk doğmadan önceki 180 ve 300 gün arasındaki süre içerisinde anne ile ilişkide bulunmuş ise babalık karine sayılır diyor. Belirlenen süreler dışarısında olması halinde dahi baba ile anne ilişkiye girmiş ise baba yine karine sayılır. Eğer davalı kişi, babanın kendisi olmadığını, kadının başka biri ile ilişkiye girmesinden dolayı çocuk olduğunu ispat ederse babalık karinesi geçerliliğini kaybetmektedir. Ayrıca madde 303’e göre, babalık davası çocuk doğduktan sonra ya da doğmadan önce açılabilir diyor. Annenin dava hakkı ise doğum süresinden 1 yıl sonra düşeceğinden bahsediyor. Çocuğun doğmasından sonra kayyım atanmış ise çocuk için 1 senelik süre, eğer çocuk için hiç kayyım atanmamış ise çocuğun yetişkinlik dönemine kadar sürebilmektedir. Çocuk ve farklı bir erkek hakkında soy bağı ilişkisi tespit edilirse 1 senelik süre bu ilişki süresinden sonra işlenir. Bir senelik süre bittikten sonra geçerli bir neden var ise sebebin ortadan kalkmış olması ile birlikte 1 ay sürede dava açılabilir diyor. Eşimden ayrıldım ve çocuğumuzun babası eşimin eski eşindendir. Yalnız eşimin eski eşi çocuğu görmemiş ve görüp tanımak istiyor. Tenfiz davası ve babalık davasını bir arada açabilmem için ne yapmam gerekiyor? Buradaki terimler biraz yabancı geldi, bu konu hakkında detaylı ve anlaşılır açıklama yapabilecek arkadaşlar varsa memnun olurum, teşekkürler.

Cevap:

Evet ne yazık ki hukuk terimleri bilmeyenler için biraz karışık gelmektedir. Karine, bilinen olaydan bilinmeyen bir olayın çıkarılmasıdır. Erkek, çocuğun doğumundan 180 ve 300 gün içerisinde anne ile ilişkiye girmiş ise bu çocuğun babası olma ihtimalinin yüksek olmasından dolayı kaynaklanmaktadır. Karinelerin aksi kanıtlanabilir, yani baba çocuğun kendisinden olmadığını iddia ediyorsa bunu yasal yollar ile kanıtlama şansına sahiptir. Eğer baba çocuğun kendisine ait olmadığını kanıtlarsa bahsi geçen karine de çürütülmüş olur. Babalık davası doğum öncesi ve sonrası açılabilmekte iken annelik davası çocuğun doğum tarihinden 1 sene geçmesi ile düşebilmektedir. Bu konuda yurt dışı ve yurt içi evliliklere bakmış tecrübeli bir avukat arkadaşımızdan yardım almanız iyi olacaktır.

karine-boşanma

Soru;

Merhaba, ben Türkiye’de bir evlilik yaptım, bu evlilikten sonra Almanya’ya yerleştim ve Alman vatandaşı oldum. Eşim de evlenmemizden 1 sene sonra Almanya’ya yerleşti. Eşim Almanya’da çalışma iznini aldı ve bir süre sonra biz de anlaşamadığımız için ayrılmaya karar verdik. Aldığı izin de 1 sene kadar geçerli olacak. Şu an boşanmamız halinde eşim yurtdışında mı boşanma hakkı olacak yoksa Türkiye’de mi? Anlaşmalı boşanmalarda kısa bir süre sonra başka biri ile evlenme imkânım var mı? Yoksa 1 sene kadar beklemek zorunda mıyım? Bu konuda çok acil yardıma ihtiyacım var, hepinize teşekkür.

Cevap;

     Almanya vatandaşı olduğunuz zaman Türkiye vatandaşlığından ayrıldınız mı, yoksa çifte vatandaşlık mı var bu durum önemli. Boşanmanıza karar verecek mahkeme bu durumu dikkate alacaktır. Eğer Türkiye vatandaşlığınız devam etmekteyse Almanya’da boşanmış olsanız dahi, Türkiye’de de vatandaşlığınız bulunduğu için iki tarafta da tanınması gerekmektedir. Eşiniz eğer oturma ya da çalışma izni aldıktan sonra 1 yıl boyunca aynı iş yerinde istikrarlı bir şekilde çalışmışsa kendi oturum hakkını da elde edebilir. Bence siz Yurtdışı davalarından ve Türkiye davalarından anlayan bir avukat ile irtibata geçerek konuyu daha rahat çözümleyebilirsiniz.

boşanma

Ankara Avukatları

Çekişmeli boşanma davası içinde anlaşmalı boşanma davası içinde, ya da bilişim suçları ile ilgili bir davada avukat tutmak sizin lehinize olacaktır. Özellikle çekişmeli boşanma davaları çok yıpratıcı olabilir. Ve bu süreçte hukuki işlemleri bir avukatın yürütmesi sizin için oldukça olumlu olacaktır. Ankarada işinde çok iyi,uzman bir sürü boşanma,ceza,icra,bilişim,anlaşmalı boşanma veya tanıma tenfiz avukatı bulabilirsiniz.

Ankarada İyi Boşanma Avukatı Arıyorum

, Bulduğum Avukatın İyi Olduğunu Nasıl Anlarım? Boşanma davaları ve özellikle çekişmeli boşanma davaları kesinlike tecrübe ve deneyim gerektirir. Deneyimli bir avukat, boşanma davasında karşı tarafın ne tür argümanlarla karşınıza çıkacağını bilir ve bu yüzden de hazırlıklıdır. Ayrıca iyi bir boşanma avukatı, davanız boyunca psikolojik olarak da yanınızda olacaktır. Boşanma davaları,nafaka,velayet,çocukların durumu gibi durumlar içerebildiği için çoğunlukla yıpratıcı olabilmektedir.

Ankarada En İyi Avukatı Bulmak

Boşanma,anlaşmalı boşanma,ceza,bilişim ve icra avukatlığı uzmanlık isteyen avukatlık dallarıdır. Eğer Ankarada boşanma,bilişim ya da anlaşmalı boşanma avukatı gibi bir avukata ihtiyacınız varsa en iyi avukatı bulmanız sizin yararınıza olacaktır. Deneyimli ve işinde iyi bir avukat Ankaradaki davanızda size zaman kazandırmakla kalmayacak aynı zamanda davanız sürecinde psikolojik olarak da yanınızda olacaktır.